MVP
Ara
Site Özeti
  • Toplam Yazı Sayısı 790
  • Toplam Kelime Sayısı 142,044
  • Toplam Etiket Sayısı 1,842
  • Toplam Kategori 30
  • Toplam Yorum Sayısı 32
Anket

Blogta hangi ürün hakkında daha fazla bilgi verilmesini istersiniz?

View Results

Loading ... Loading ...
Takvim
Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  
Etiket Bulutu
Alexa Rank
Ziyaretçi Haritası
System Center Çözümleri
Pornoma Dokunma!

pornomadokunma.blogspot.com

Videolarım
Sunumlarım

Archive for the ‘Diger’ Category

30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun!

zafer-bayram-tebrik-2011

http://tr.wikipedia.org/wiki/30_A%C4%9Fustos_Zafer_Bayram%C4%B1

Ka®a

Türkiye’de 2010 Yılında En Çok Aranan Sözcüklerin Listesi

Google’da Facebook ve Spartacus’ü aradık

Türkiye’de 2010 yılında en çok aranan sözcüklerin listesi yayınlandı.

facebookspartacus

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok başvurulan arama motoru Google, 2010 yılında belli kategorilerde en çok aranan sözcükleri sıraladı. Listeye göre Türkiye’de bu yıl en çok aranan sözcük ‘Facebook’ oldu. Aranması en hızlı yükselen televizyon dizilerinde de Spartacus, yerli dizileri bile geride bırakarak ilk sıraya oturdu.

Google Türkiye’nin paylaştığı listeye göre, yükselen aramalarda Chatroulette başı çekti. Onu sırasıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın sitesi Mebbis, Key Ödemeleri sorgulama sitesi, Markafoni ve İzlesene Müzik takip etti.

Aranması en hızlı yükselen ünlülerin başındaysa Justin Bieber yer aldı. Onu sırasıyla Quaresma, Robinho, Deniz Baykal ve Soner Sarıkabadayı izledi.

Araması yükselen TV dizilerinde ilk sırada cnbc-e, e2 ve Hden’de yayınlanan Spartacus bulunuyor. Onu Aşk ve Ceza, Gönülçelen, Sakarya Fırat ve Çocuklar Duymasın izliyor.

Kaynak:NTVMSNBC

Ka®a

DNS Nasil Calisir ?

DNS’in nasıl calistigini anlatan cok guzel bir video

Herkese iyi seyirler.

DNS Nasil Calisir from Mustafa KARA on Vimeo.

Ka®a

MSN kullanırken dikkat!

Microsoft Live Messenger, Skype ya da Yahoo! Messenger gibi anında mesajlaşma programları, zararlı yazılımların yayılmaları için etkili birer araca dönüşebiliyor.

101206-anlikmesajlasma_hlarge

Kötü niyetli hackerlerın yeni hedefi anında mesajlaşma yazılımları. Microsoft Live Messenger, Skype ya da Yahoo! Messenger gibi anında mesajlaşma programları, zararlı yazılımların yayılmaları için etkili birer araca dönüşebiliyor.

“Siber suçlular, potansiyel kurbanlarının bulaşıcı bağlantıları tıklamaları için her geçen gün yeni yöntemler uyguluyorlar” diyen ESET Virüs Araştırmacısı Pierre-Marc Bureau, bu yönde geliştirilen solucanlara karşı önlem alabilmek için 7 ipucu öneriyor.

Bureau’ya göre anında mesajlaşma yazılımlarıyla yapılan saldırıların kullandığı yöntem aslında oldukça basit: “Kurban listesindeki kişilerin birinden bir link içeren mesajı alır, tıklar ve solucan bulaşır.”

Solucanın ayrıca coğrafi lokalizasyon kullanarak, kurbanın diline uyum sağladığını belirten Bureau, “Hatta bazı durumlarda kurbanın ülkesindeki güncel haber ve olaylara atıfta bulunur. Bu tür gelişmiş teknikler en tedbirli kullanıcıları bile aldatabilir” uyarısını yapıyor.

Anında mesajlaşma, zararlı yazılımların yayılmaları için çok etkili bir araç olarak biliniyor. Siber suçlular, potansiyel kurbanlarının bulaşıcı bağlantıları tıklamaları için her geçen gün yeni yöntemler uyguluyorlar.

Pierre-Marc Bureau, anında mesajlaşma ile ilgili 7 altın kural öneriyor:

1. Anında mesajlaşma yazılımları aracılığı ile kişisel ve hassas bilgilerinizi kesinlikle göndermeyin. Özellikler kredi kartı bilgileriniz, banka detaylarınız, parolalarınız ve telefon veya adres gibi kişisel bilgilerinizi mesaj ile göndermeyin.

2. Diğer hesaplarınız gibi anında mesajlaşma hesabınızın da güçlü bir parolası olmalı. Farklı hesaplar ve bankacılık, e-posta gibi çevrimiçi servisler için mutlaka farklı parolalar kullanın. Aynı parolayı tekrar tekrar kullanmayın. Halka açık bir yerden internete bağlanıyorsanız otomatik oturum açma özelliğini mutlaka devre dışı bırakın.

3. Çevrimiçi tanıştığınız insanlar ile gerçek hayatta buluşmaktan kaçının. İlla buluşmak istiyorsanız yanınızda tanıdığınız birini de götürün.

4. Web kameranızı kullanmadınız zamanlarda kapatın. Bazı zararlı yazılım türleri kendi kameranızı sizi izlemek için kullanabilir. Dahili bir kameranız var ise üstünü örtün.

5. Tanımadığınız birinden gelen resimleri kesinlikle açmayın, dosyaları indirmeyin ve linklere tıklamayın. Tanıdığınız birinden gelse bile şüpheli linklere tıklamayın, dosyaları açmayın. Gelen dosya önemliyse gönderenden doğrulamasını isteyin.

6. Tanımadığınız kişilerden gelen mesajları yanıtlamayın. Biri sizi listesine eklemek isterse ve bu kişiyi tanımıyorsanız öneriyi reddedin.

7. İstenmeyen mesajları engelleyin. Yabancılardan gelen mesajları ve spam’leri engellemek sandığınızdan kolay. Hemen her anında mesajlaşma yazılımının kişi listesi oluşturma özelliği bulunuyor.

Kaynak:NTVMSNBC

Ka®a

 

Hükümetten IPv6′ya geçiş genelgesi

İnternet IP numaralarını düzenleyen IPv4 protokolünde sayıların tükenmek üzere olması nedeniyle IPv6 protokolüne geçiş hızlandırıldı.

Türkiye’deki bütün kamu kurum ve kuruluşları en geç 31 Ağustos 2013 tarihine kadar internet üzerinden verdikleri kamuya açık tüm hizmetleri IPv6′yı destekler hale getirecek.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında konuyla ilgili genelge yayımladı.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin özellikle de internetin, son yıllarda büyük bir hızla geliştiği ve yaygınlaştığı belirtilen genelgede, buna karşılık, halihazırda internet bağlantısı için dünya çapında kullanılmakta olan IPv4 adreslerinin tükendiğine dikkat çekildi. Bu soruna çözüm olarak geliştirilen IPv6 protokolünün yakın bir gelecekte internete bağlanmak için IPv4 protokolünün yerini alacağı anımsatılan genelgede, dünya çapında IPv6′ya geçiş çalışmalarının özellikle son yıllarda hız kazandığı ve internetin sürekliliğinin sağlanması ve gelişiminin devamı için IPv6′ya hazır olunması ve geçiş çalışmalarına başlanmasının önem arz ettiği vurgulandı.

ipv6 

Genelgede şu bilgelere yer verildi:

”Bu alanda dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak ülkemizde de IPv4′ten IPv6′ya geçiş çalışmalarının başlatılması gereğinden hareketle, E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulunun 15/7/2009 tarihli ve 27 sayılı kararı ile; ülkemizde IPv6′ya geçişe ilişkin farkındalık oluşturulması, yol haritasının hazırlanması, ilgili tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde ihtiyaç duyulan tedbir ve politika önerilerinin geliştirilmesi çalışmalarını yürütmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu görevlendirilmiştir.

TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı çerçevesinde kabul edilen ve www.ipv6.net.tr adresinden ulaşılabilen "Ulusal IPv6 Protokol Altyapısı Tasarımı ve Geçişi Projesi" kapsamında "Kamu Kurum ve Kuruluşları için IPv6′ya Geçiş Planı" hazırlanmıştır. Söz konusu planın amaçları;

-İnternete sadece IPv6 adresleri ile erişmek zorunda kalacak olan kullanıcılara hizmet sunulabilmesi amacıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının belirli bir zaman içinde hizmetlerini IPv4′ün yanı sıra IPv6′yı da destekler hale getirmeleri,

-Kamu kurum ve kuruluşlarının internet üzerinden sundukları hizmetlerde, IPv6′nın sağladığı güvenlik, verimlilik, hizmet kalitesi gibi özelliklerden faydalanmaları,

-Bilişim sektöründe Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşların IPv6′ya geçişinin tetiklenmesi ve ülkemizin teknoloji üreten bir ülke konumuna gelmesinin teşvik edilmesi olarak belirlenmiştir.

Bu amaçlara ulaşılması için tüm kamu kurum ve kuruluşları tarafından gerekli çalışmalar yapılacaktır. Dışişleri Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının geçiş planları, yürüttükleri görevlerin özel niteliği gereği kendileri tarafından belirlenecektir.”

ÜÇ AŞAMALI PLAN
Genelgeye göre, 1. Aşama olarak belirlenen 1 Ocak 2011-31 Ağustos 2012 tarihleri arasında, kamu kurum ve kuruluşları 31 Mart 2011 tarihine kadar üçüncü seviye anahtarlama cihazları, yönlendirici cihazlar, güvenlik cihazları, internet üzerinden dışarıya verilen hizmetler ve bu hizmetlerin verilmesini sağlayan yazılımlar konusunda IPv6 desteğinin olup olmadığı konusunda bir envanter çıkarma çalışması yapacak.

İlgili yazılım veya donanımın faydalı kullanım ömürleri göz önünde bulundurularak IPv6 desteği bulunmayan unsurların yenilenmesi için plan yapılacak ve satın alınması öngörülen mal veya hizmetlerin finansmanı bütçe çalışmalarına dahil edilecek. Kamu kurum ve kuruluşları en geç 31 Ağustos 2012 tarihi itibariyle IPv6 adresi ve IPv6 bağlantılarını temin etmiş olacaklar. 31 Ağustos 2012′den sonra IPv6′yı desteklemeyen hiçbir ağ donanım ve yazılımına yatırım yapılmayacak.

Kamu kurum ve kuruluşları, bilgi işlem personelinin IPv6′ya geçiş ve IPv6 destekli hizmetlerin verilebilmesi konusunda eğitim ihtiyaçlarını belirleyecekler, gerekli eğitimler 1 Mart 2012 tarihine kadar tamamlanacak. Kamu kurum ve kuruluşları, eğitim ihtiyaçlarını ücret mukabilinde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu – Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) bünyesinde oluşturulacak "IPv6′ya Geçiş Eğitimi Merkezi"nden karşılayabilecekler. Bu eğitimin içeriği ve programı ULAKBİM tarafından belirlenecek ve duyurulacak. Genelgede ilgili eğitimin "IPv6′ya Geçiş Eğitimi Merkezi"nden alınmadığı hallerde, eğitim alınacak kuruluşun bilgisayar ağları eğitimi hususunda TS EN ISO/IEC 17024 veya ISO/IEC 17024 standardına göre akredite edilmiş, "personel belgelendirme kuruluşu" olması gerektiğine dikkat çekildi.

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ AŞAMA
Yol haritasına göre 2. Aşama olarak belirlenen 1 Eylül 2012-31 Aralık 2012 tarihleri arasında IPv6 bağlantısı ve adresi temin eden kamu kurum ve kuruluşları 31 Aralık 2012 tarihine kadar internet üzerinden verdikleri en az bir adet hizmeti pilot uygulama olarak IPv6 destekli hale getirecekler.

Üçüncü aşama olarak belirlenen 1 Ocak 2013-31 Ağustos 2013 tarihleri arasında da söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarının en geç 31 Ağustos 2013 tarihine kadar internet üzerinden verdikleri kamuya açık tüm hizmetleri IPv6′yı destekler hale getirmeleri planlanıyor.

Kaynak:NTVMSNBC

Ka®a

Sanal alemi derinden sarsacak savaş!

Savaş meydanı sanal olsa da gerçek kılıçlar çekildi. Üstelik ikisinin de elindeki kılıçlar ölümcül!

warfaceandgoogle Klavyenizin başındasınız. Adres çubuğuna girebileceğiniz aklınıza hemen gelen iki adresi düşünün. Hangileri olurdu? Zaten belli olan cevabı hemen verelim: www.google.com ve www.facebook.com. Belki bunlara son günlerde Twitter eklenebilir. Eğer profesyonel meslek yaşamınızı sürdürdüğünüz şirketinizin internet sitesi varsa bunlara bir de o eklenebilir.
"Hayır ben adres çubuğuna bunları yazmam" diyorsanız bilin ki azınlıksınız. Çünkü araştırmalar Google ve Facebook’un dünyanın online nüfusunun tamamına yakını sayılabilecek bölümünün parmakları üzerinde büyük hakimiyet sahibi olduğunu söylüyor.

 
HİÇBİRŞEY BİLMİYORSAN GOOGLE’A SOR
Marka dergisi Brandage, bu ayki sayısında çok kan dökülecek olan bu savaşı sayfalarına taşıdı. Serhat Gürleyen imzasıyla yayınlanan haberde, dünyanın en büyük iki sanal devinin, karşılıklı atakları mercek altına yatırıldı.
Brandage’in haberine göre bütün dünyayı peşinden sürükleyen bu iki dev marka artık birer internet markası olmanın da ötesine geçmiş durumda.
İnternet denilince akla gelen ilk şey haline dönüşen, bütün dünyanın kütüphane olarak kullandığı ve hatta “hiçbir şey bilmiyorsan Google”a sor lafını bile artık hayatımıza yerleştiren Google, iş dünyasından medyaya kadar da hayatın her noktasını peşine takıp sürüklüyor. Aslında anlatması bile kendisi kadar geniş bir yer ihtiyacı yaratıyor.
Öte yanda ise her ne kadar dünyanın birçok köşesinde eleştirilse de insanoğlunun gözetlemek ve gözetlenmek zevkinden beslenip yeni koca bir dünya yaratmış, bunun içine de dünyanın en kalabalık nüfusunu sığdırmış çok ırklı bir sanal ülke duruyor: Facebook.

 
İKİ PAHA BİÇİLMEZ KARŞI KARŞIYA
Yaratıcılarını dünyanın en zengin adamları haline getiren bu iki markaya biçilebilen bir paha da yok henüz. Google için her ne kadar 43.6 milyar dolar marka değeri biçiliyorsa da, Wall Street’te hisseleri toplam 190 milyar dolar piyasa değeriyle işlem görüyorsa da, mucizenin mucitleri olan Larry Page ve Sergey Brin şirketteki kontrol hisselerini satmaya kalksa hesaplanacak olan gerçek değerin bu rakamların çok üzerinde olacağı neredeyse kesin gibi.
Facebook içinse biçilmiş olan en yüksek değer 2007 yılında hiçbir yönetim etkisi olmayan sembolik yüzde 1.7 oranındaki hissesinin 240 milyon dolara Microsoft’a satılmasıydı. 2007’de tamamı için böylece 15 milyar dolar hesaplanan Facebook’un o tarihte bile çoğunluk hisselerinin satışa çıkması halinde en az 40-50 milyar dolarlık bir değere sahip olduğu bir sır değildi. 2007’de ABD’de 20 milyon üyesi bulunan sitenin bugün tüm dünyada yarım milyardan daha fazla kullanıcısı bulunuyor. Bu istatistiklerle bir değer hesaplaması yapmaya çalışan için Facebook’un değeri akıl almaz seviyelere ulaşıyor. Çünkü şu sıralar dünyadaki her 13-15 kişiden biri Facebook kullanıyor. İnternet kullanıcısı sayısı üzerinden bakıldığında ise bu rakam çok daha inanılması güç noktalara geliyor.

 
DİKKAT! BU KAPIŞMA DEVRİM YARATABİLİR
İşte bu iki sanal dev bugünlerde internette devrim yaratabilecek bir kapışma için savaş baltalarını çıkardı. Facebook Google’ın, Google ise Facebook’un işine gözünü dikti. Milyarlarca insanı ilgilendiren bu kapışma, sanal dünyada yepyeni ülkeler yaratabilecek, en sık kullanılanlar listesini tamamen değiştirebilecek sonuçlara gebe.
Zaten yıllardır senaryoları yazılıp çizilen fakat bugüne kadar komplo teorileri olmanın ötesine geçemeyen bu kapışma, Google’ın geçtiğimiz günlerde aldığı çok kritik bir kararla su yüzüne çıktı.
Facebook’un 10 milyonlu kullanıcı rakamlarından milyara doğru hızla hareket etmesinde en önemli paylardan birine yine Google’ın sahip olduğu tahmin ediliyordu.
Gmail kullanıcılarının arkadaşları ve bağlantılı olduğu kişiler yoluyla Facebook’ta arama modülleri yaratan Facebook, bu son gelişmeye kadar gmail kullanan herkesi potansiyel üyesi haline getirmeyi başarmış ve Google da bu parlak fikrin uygulanmasına pek müdahale etmemişti. Yani bir anlamda Facebook’un yıllar alabilecek bir üye sayısına dalga etkisi yoluyla çok kısa sürede ulaşmasına Google aracılık etmişti.
Fakat kasım ayının ilk haftasında Google Facebook’a “dur” dedi.
İnternet dünyasına hafif bir şok yaratan bu karara göre Facebook kullanıcıları artık Gmail Contacts API bilgileriyle gmail adres listesinde bulunan arkadaşlarına arkadaşlık davetinde bulunmayacak, Facebook hesabı olmayan gmail kullanıcılarına da artık ulaşamayacak. Bu aynı zamanda gmail’in hızla büyüyen mail kullanıcıları listesine Facebook’un bundan sonraki giriş kapısını da kapatan bir gelişme oldu.
İlk başta sanal alemde şaşkınlık yaratan bu gelişmenin aslında öncesi de var. Her ne kadar her iki devin de gözünün birbirinin alanında olduğu dedikodudan öteye geçmemişse de hem Google hem de Facebook tarafından atılan adımlar aslında ateş olmayan yerden duman çıkmadığı deyişini bir kez daha doğrular nitelikte. Bu yüzden de iki dev birbirinin attığı en ufak adımı bile çok yakından takip ediyordu.

 
ARAYA KARAKEDİ GİRDİ: MICROSOFT
Aslında bu savaşın tohumlarını atan gelişme 2007 yılında gayet masumane bir izdivaçla başladı. Google’ın ilk vitrine çıktığı günden beri ilgilendiği ve zaman zaman hisse alım tekliflerinde bulunduğu söylenen Facebook, küçük ve sembolik de olsa yüzde 1.7 oranındaki hisse senedini Microsoft’a sattı. İlk bakışta Google’ı rahatsız etmeyecek bir hamle olarak görünen bu satış, Microsoft’un kendi arama motoru olan Bing iddialı bir yatırımla vitrine çıktıktan sonra Google’ın Facebook’u “karşısında gard alınması gereken bir oyuncu” olarak görmeye başlamasına neden oldu. Üstelik inadına yapılmış gibi Facebook aramalarında bulunamayan bir profil veya grup olması durumunda Facebook’un aradığınız keyword ile ilgili internet aramaları için Bing’i önermesi de Google’ı çıldırtacak ayrıntılardan biriydi.
Sosyal mecranın kralı Facebook ve yazılımın efendisi Microsoft’un bu birlikteliği ne kadar etkili oldu bilinmez ama Bing ve Yahoo gibi ezeli rakipleri Google’dan yüzde 8’e yakın pay aldı. Bunun Brin ve Page’i oldukça rahatsız etmiş olabileceğini tahmin etmek için alim olmaya da gerek yok.

 
GOOGLE SEARCH’Ü PASİFİZE ETMEK
Facebook Google’a ikinci büyük darbeyi ise “like” yani “beğen” butonuyla vurdu. Facebook, işbirliği ağına dahil olacak sitelerdeki tüm materyalin yanına ‘beğen’ (like) butonu yerleştirerek kullanıcılar ile web sayfaları arasında dev bir ağ haline getirdi.Yani artık Facebook üyeleri kendi eğilimlerine uygun harici site ve sayfalarını, oradaki bir butona tıklayıp ‘beğeniyor’ ve beğendiğini de diğer Facebook üyeleri görüp onu takip edebiliyor. Sonuçta Facebook’un trafiği artıyor. Buna karşılık örneğin Facebook içinde oluşan bu geniş topluluk aynı zamanda Google Search’u yani arama motorunu pas geçerek bir çeşit en beğenilen sayfalar şeklinde Google rakibi bir yapı da ortaya çıkarıyor.

 
GOOGLE VE ‘ME’ EFSANESİ
İşte bu hamleler Google’ın da ciddi adımlar atmasına neden oldu. Gardını alan Google öncelikle Facebook’un ciddi bir üye bağımlılığı yaratan efsane oyunu Farmville’in yapımcısı Zynga’ya kancayı attı ve bunun için 100 milyon doları gözünü bile kırpmadan cebinden çıkardı.
Google’ın ikinci ciddi hamlesi ise Zynga gibi dolaylı değil doğrudan oldu. Google ME projesine alttan alta hız verdi. Google ME Google’ın sosyal paylaşım ağı adayı olarak biliniyor. Her ne kadar Goggle henüz ME projesinin amacıyla ilgili resmi açıklama yapıp Facebook’a hodri meydan dememiş olsa da Google’ın son dönemdeki en hayati projesi olarak kabul ediliyor Google ME.
Global bazda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olan Google’ın özellikle Çin ile yaşadığı sorunlar hâlâ hafızalarda. Bu ülkeye Çin’e “koşulsuz şartsız evet” diyerek doğrudan dönüş yapabilen Google dünya nüfusunu domine eden Çin’in başlattığı yerel arama motoru atağıyla da mücadele etmeye çalışıyor. Üstelik Çin oldukça kararlı adımlarla saldırıyor Google’a. Bu adımlar arasında Google’ın yazılım mühendislerini ayartmak bile var. Çin’in Baidu’su artık birçok Google üst düzey yazılım mühendisini istihdam ediyor.

 
FACEBOOK’TAN GOOGLE’A CÜRETKÂR YUMRUK
Bu gizli hamleye çok açık bir yanıt ise gecikmedi. Facebook e-mail uygulaması başlatma kararını açık açık bir basın açıklamasıyla duyurdu. Üstelik Facebook’un yeni e-posta hizmeti sohbet tarzında olacak. Facebook üzerinden çalışacak. Facebook kullanıcıları kendi kullanıcı adlarını @facebook.com e-mail adresiyle birleştirecek. Facebook’un e-postasını ayarlamak da çok kolay olacak. Favori kişiler doğrudan gelen kutusuna gönderebilecek, en sevilen arkadaşlardan anında bildiriler alınabilecek. Google’a daha büyük darbe ise işin içerisinde Microsoft’un da olması. Microsoft, Outlook Web uygulamasıyla e-posta sistemini destekleyecek. Web uygulamalarıyla kullanıcılar Word, Excel ve Powerpoint gibi ofis dökümanlarını da kullanabilecek. Bunun dışında Windows Live SkyDrive ile 25 GB’lık bir online depolama kapasitesi de olacak e-postaların.

 
FACEBOOK’TAN DOSYA GÖNDERMEK Mİ?
Google’da arkadaş eklemek ve arkadaşlarla sohbet etmek, onların duvarlarına yazmak, oyun oynamak…
Facebook’tan mail adresine sahip olup, anlık mesajlaşma sırasında arkadaşınıza “dur bak sana hemen bugünlerde en çok takıldığım parçayı göndereyim” demek. Facebook arkadaş arama kutucuğunu arama motoru olarak kullanabilmek…
İnanılır gibi değil ama Google da Facebook da gerçekten büyük oynuyor. Sosyal medya uzmanları her iki şirketin attığı adımların interneti topyekün değiştirebilecek güçte olduğunu söylüyor. Aynı zamanda birbirlerini sahneden silebilecek de bir savaş olacak bu.

 
GOOGLE MI DÖVER YOKSA FACEBOOK MU?
Peki bu savaşta kim daha şanslı? Google internetle özdeşleşmiş olan bir mecra olarak Facebook’a çok ölümcül darbeler indirebilir gibi görünüyor ilk bakışta. Üstelik henüz Google agresif değil ılımlı ataklar geliştiriyor.
Facebook ise Google’a göre çok daha cüretkar adımlar atıyor. Facebook’un bu agresifliğinin arkasında yatan neden Microsoft desteği mi bilinmez fakat Google’a göre Facebook çoktan ipleri atmış görünüyor.

 
AMAÇ EKONOMİK BİR TEKEL OLMAK MI?
Fakat ekonomik tarafıyla bakıldığında sonuçta tüm hamleler sanal ekonomide bir tekel haline gelmek üzerine odaklı.
Google üzerinden dönen nakit  2007 yılında toplam 14 milyar dolar seviyesindeyken bu yılın üçüncü çeyreğinde bu rakam 33 milyar doları geçti. Toplam varlıkları 53 milyar doları geçen Google’ın 2.5 milyar dolardan daha fazla düzeye ulaşırken yaptığı işin kâr marjı yüzde 35’i buldu. Yani çok basit halk tabiriyle Google taş atmadan para basıyor. Fakat sosyal medya üzerine yapılan kehanetlere bakılırsa artık ekonominin reel tarafındaki aktörler hızla Google, Facebook ve benzeri alanları keşfetmeye başladı. Dünyanın en büyük şirketleri Google’da avantajlı bir yerde çıkmak, Facebook’ta mağaza veya ofis açmak için birbiriyle yarışmaya başladı.
Facebook ise Google’a göre hâlâ mütevazi gelir seviyelerinde. 800 milyon dolarlık 2009 gelirinin 2010’da 2 milyar doları bulması beklenen Facebook’un derdi de zaten bu. Her ne kadar bütün dünyanın ekranında açık olsa da para eden bir görüntü olabilmek için Facebook Google’ın alanında top oynamaya, Google’a göre ise avantajlı olan her özelliğini de kullanmaya oldukça kararlı.
Özellikle mobil uygulamaların insan hayatına Blackberry, iPhone ve android telefonlar aracılığıyla daha da fazla girdiği bugünlerde sadece ofislerde değil sosyal yaşamın ortasında da insanlardan artık daha fazla zaman çalan Facebook’un gözle temas oranı, bu mecranın pazarlanabilirliğine her geçen gün daha da arttıtrıyor.

Kaynak:HaberTürk

Ka®a

Kinect Nasıl Çalışıyor ?

Kinect sisteminin el, kol hareketlerini algılaması kızılaltı ışın yayan projektörlerle gerçekleşiyor. Bu ışınlar görünmüyor. Işınların elde ettiği veriler, CMOS algılayıcılarında komuta çevriliyor ve bu komut oyuna bir saniyeden çok daha kısa sürede giriyor.

100615-xboxkincet_300w

Kinect sistemi, oyuna başlama komutu verilince kızılaltı ışın yaymaya başlıyor. Çok kısa süre içerisinde oyuncunun baş, gövde, kol, el, ayak gibi kısımlarını ve bu kısımların geçebileceği yerleri algılıyor. Kinect’in bu organları ve geçebileceği yerleri bilip, algılaması kendisinde bulunan yazılım sayesinde oluyor. Kinect’e yüklü olan  bu özel yazılımda insanın yapabileceği milyonlarca hareket ve bulunabileceği milyonlarca durum girilmiş durumda. Kinect’in yazılımı oyuncunun hareketlerini eşleştirerek sisteme yolluyor. Bu sayede Kinect, bunların yardımıyla algılayabilmektedir.

Xbox 360 Kinect uyumlu oyunlardan bazıları şunlar:

Harry Potter the Deathly Hallows Part 1
EA Sports Active 2
Sonic Free Riders
Paws and Claws
Dance Evolution
Crossboard 7
Sports Island Freedom
UFC Trainer

Kinect arayüz cihazı, Türkiye’de Aral Game tarafından 299 liraya satılmaya başlandı

Microsoft Kinect’in nasıl çalıştığını gösteren güzel bir video

Microsoft Kinect Nasil Calisiyor from Mustafa KARA on Vimeo.

 

Ka®a

Sosyal medyanın virüslü hali

Bilişim güvenliği firması BitDefender uzmanları, yaptıkları inceleme sonucunda, Facebook kullanıcılarının yaklaşık yüzde 20′sinin haber kaynaklarında (news feeds) virüslü içerik tespit ettiklerini açıkladı.

Kullanıcılar bir haber kaynağındaki ‘olta’ linki tıkladıklarında virüs içeren bir siteye bağlanıp virüsü bilgisayarlarına bilmeden kuruyor. Facebook yöneticileri, virüs içeren linkleri tespit etme ve kaldırma yönünde çalışmalar yürütüyor.

Bu orana, sosyal ağ için yapılan "safego" adlı güvenlik uygulamasını kuran 14 bin Facebook kullanıcısından gelen verilerin analizi sonucunda ulaştığını açıklayan BitDefender firması, güvenlik uygulamasının hizmete girmesinden bu yana Facebook kullanıcılarının 17 milyon haber kaynağı yayınının incelendiğini kaydetti.

facebooktwitter

Güvenlik şirketi, virüslerin çoğunlukla bağımsız programcılarca yazılan uygulamalarla geldiği ve virüsü kurmak için kullanıcıları ikna edecek hilelere sahip bulunduğu uyarısında bulundu.

Anti-virüs yazılımı üreten Trend Micro firması da bilgisayar korsanlarının büyük bir kullanıcı kitlesine sahip olmalarından ötürü Facebook ve Twitter gibi sosyal ağları hedeflemeye başladıklarını belirtti.

Kaynak:NTVMSNBC

Ka®a

Kinect memlekete giriş yaptı

Oyun çubuğu kullanmasına gerek olmadan, sadece vücut hareketleriyle oyuna kumanda edilmesini sağlayan Xbox 360 Kinect Türkiye’de satılmaya başladı.

Beden hareketleriyle oyuna kumanda edilmesini sağlayan Xbox 360 Kinect algılayıcı sistem, Türkiye’de satışa sunuldu.

Nintendo Wii ve Sony PlayStation3 Move hareket sensörlü kumandalardan farklı olarak elde tutulan bir aparata ihtiyaç duymayan Kinect sistemi, oyuncunun vücut hareketlerini algılayarak çalışıyor.

Microsoft’un yıllardır üzerinde çalıştığı ‘akıllı’ kumanda sistemi Kinect, bilgisayar ortamında herhangi bir kontrol çubuğu veya kumanda kullanmadan, sadece el hareketleriyle oyun oynanmasını sağlıyor. Ses de zaman zaman ayrı bir kontrol aracı olarak kullanılabiliyor. Özellikle hareketli, maceralı oyunlarda bu sistemin kolaylık ve ekstra keyif getireceğine inanılıyor

100415-Kinect_hlarge

Kaynak :NTVMSNBC

Ka®a

Google’a ‘reklam’ soruşturması

AB Komisyonu, dünyanın en büyük arama motorunu incelemeye aldı.

AB’nin tahkim düzenleyicileri, dünyanın en büyük internet arama motoru google hakkında soruşturma başlattı.

AB Komisyonu,, arama hizmeti sağlayan bazı şirketlerin şikayetlerini dikkate alarak, Google’ın bu alandaki hakimiyetini kötüye kullanıp kullanmadığını araştıracak.

İngiliz fiyat karşılaştırma sitesi Foundem ve hukuk alanında arama hizmeti sağlayan bir Fransız sitesi, daha önce Google’la ilgili şikayetlerini dile getirmişti.

090327-google_widec

Google, soruşturma sürecinde AB tahkim düzenleyicileri ile işbirliği yapacağını açıkladı.

Kaynak:NTVMSNBC

Ka®a

Slider by webdesign